Mutluluğun hatrına…
Anlamıyorum… Çekip gidiyorsun yani şimdi. Öyle mi? Gidiyorsun arkanda bin parça bir adam bırakarak… Biraz daha kalamaz mıydın? Sana o kadar çok söyleyeceklerim vardı. Yaptıklarıma bu kadar pişmanken bir şans daha dilemek çok mu fazla? Şimdi çok uzaklardasın belki de çok yakındasın bilmiyorum, nerelerdesin, kimlerlesin. Yalnız bir şey var ki her gözümü kapadığımda elimle sanki tutabilecekmişçesine yakınsın. Oradasın, her zamanki güzelliğinle, her zamanki gülümsemenle. Gerçek sen olmadığını biliyorum. Ama seni görmek yinede çok güzel… Sen yanımdayken, sen gerçekken ben sana inanamadım. Bilemedim değerini, şimdi mutlu insanlarda geçmişimizin bir yansımasını görebiliyorum. Aynalar da içimden geçiyor. Göremiyorum, başkası var. Son zamanlarda hep başkasıydı. Şimdi nasıl anlatırım ki bunu. Titremekten kurtarmıştın sen beni, sabah kalkıp yeni günle mücadele etmek için en doğru gözüken sebeptin. O sebebimi kaybettim. Uzatıyorum işte elimi, tutmaz mısın? Bakışlarını kaçırma benden biliyorum ne anlama geldiklerini. Bilirim, benden başka kimse bilmez o bakışların etkisini. Özledim artık diyorum, senden gelen gül kokusunu özledim. İçimdeki o sıcak huzuru özledim. Özledim işte. Ne fark eder ki hayat için. Ama ben çok özledim. Zamansız ve ebedi bir ayrılıkta ayakta durma gücümü yitirdim. Ellerim zincirlerde, hayatım zincirlerde… Zırhım kalmadı artık, kalmadı bir damla gözyaşım. Vitrine koyulmuş değersiz, kırık bir kalp gibiyim. Bilinçsizce yaydan çıkmış bir ok misali süzülüyorum açığa. Hedef yok, sınır yok. Düşeceğim, belli. Artık güneş doğarken seni bir şeyler hatırlatıyor bana. Her ne kadar yalandan da olsa, her sabah yaşadıklarımı kâbus sayarak sana değmek umuduyla elimi senin tarafına atıyorum. Lütfen bu sefer tut, eğer bu sefer tutsaydın bende bırakmazdım hiçbir zaman. Sonsuza kadar tutardım senin o narin ellerini. Sonsuza kadar inanabilirdim artık, hazırdım. Her gece düşüyorum derinlere. Sonsuza kadar düşmek istemiyorum. İstemiyorum ama buna rağmen düşüyorum, düştükçe düşünme fırsatı buluyorum kendimde düşündükçe anlıyorum kendimce. Biz artık bu şekilde, olduğumuz gibi kalacağız.
Gözüm görüyor artık ilk buluştuğumuz yeri. İlk anlarımızı. Bilmeden olacakları, nasıl yaşadığımızı? O kadar yakın geliyor ki o günler… Daha hevesimi alamamışken o anlarımızdan diliyorum. Keşke kalabilseymişiz. Seninle sonsuz bir ömür hep genç…
A.